top of page

Almanya’da Sessizlik Kültürü: Gürültüsüz Yaşamın Sessiz Cazibesi

  • aysedurmus88
  • 15 Haz 2025
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 7 Tem 2025

“Burada her şey biraz daha sessiz... Ama asla eksik değil.”

Almanya'da yıllarca yaşamış biri olarak, sessizlik benim için artık bir “farklılık” değil, alışkanlık. Ama Türkiye’ye döndüğümde fark ettim ki bu alışkanlık aslında büyük bir ayrıcalık. Çünkü burada sessizlik, sadece sessiz olmak değil; başkalarına saygı, alan tanıma ve birlikte yaşama disiplini.



🚇Sessizlikle Tanışmam: Toplu Taşıma Adabı

Almanya'da yaşarken ilk fark ettiğim şeylerden biri, toplu taşımada kimsenin kimseye sesini yükseltmemesi olmuştu. Ama zamanla bunun bir kural değil, kolektif bir bilinç olduğunu anladım.

Kendi alışkanlıklarım da değişti.


☕Kafede Sessiz Sohbet

Almanya’daki küçük kafeler bana hep şunu düşündürmüştür: İnsanlar burada sadece kahve içmiyor, alan paylaşıyor. Bir kahve zincirinde değil de küçük bir mahalle kafesinde oturduğunda, ses tonun kendiliğinden düşüyor. Çünkü kimse birbirinin alanına müdahale etmiyor.

Bu alışkanlığı Türkiye’ye de taşıdım. Hâlâ kalabalık ortamlarda otomatik olarak sesimi kısıyorum. Sessizlik artık benim için "yabancıların kuralı" değil, benim karakterimin bir parçası.



📚Sessizlik Kural Değil, Konfor

Almanya’daki kütüphaneler, müzeler ve hatta bazı parklardaki “Ruhezone” (sessiz alan) işaretleri artık bana otoriteyi değil, konforu hatırlatıyor. Çünkü o sessizliğin içinde sadece kitap değil, huzur da var.

Bu sistemde yetişmiş bir çocuk, gelecekte bir otobüste başkalarının uyuduğunu fark edip sesi otomatik kısacak. Çünkü görgü burada “kural” olarak değil, yaşam biçimi olarak öğretiliyor.



📞 “Telefon Açmaya Utandım” Sendromu

Evet, Almanya’da yaşarken bu durumu kesin yaşamışsındır: Telefona cevap verirken içgüdüsel olarak dışarı çıkma isteği. Ben hâlâ toplu taşımalarda telefonda konuşmaktan çekinirim. Hatta bazen Türk arkadaşlarımla seyahat ederken, onların yüksek sesle konuşmasına ben utanırım. Çünkü artık içselleştirdiğim şey şu: Herkesin huzuruna saygı göstermek.


🔄 Sessizliği Özlemek

Şimdi Türkiye’de yaşıyor olsam da, bazı günler Almanya’daki o dinginliği özlüyorum. Sabah erken bir saat, boş bir tramvay, sessiz bir kahve molası… Gürültünün norm olmadığı bir hayatı.

Ve en çok da şunu fark ediyorum: Sessizlik, aslında iç huzurun dışa yansımasıymış.


Bu yazıyı Almanya’daki deneyimlerime bir not gibi yazmak istedim. Çünkü bazen bir kültürü anlayabilmek için onu sadece gözlemlemek yetmiyor, içinde yaşamak gerekiyor.


Ve şunu samimiyetle söyleyebilirim: Sessizlik, Almanya’dan bana kalan en kıymetli alışkanlıklardan biri.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page